Mehter Ekibi Kiralama
Osmanlı Döneminden Günümüze
Kadar Aynı Coşku ve Heyecanla
Gelen Mehteran, Dünyanın En Eski
Bandosudur. Bu Mirası Günümüzde
de Yaşatmak için Tüm İstanbul
Genelinde Hİzmetinizdeyiz.
Mehteran Takımımız, Profesyonel
Kadrosu ve Kültürel Kostümlerle
Her Türlü Etkinliğinizde
Yanınızda. Açılışlar da, Dini Etkinliklerde,
Festivallerde, Sünnet Düğünlerinde,
Nişan, Kına Gecesi ve Kız Çıkarma
Programları Mehter Takımı ile
Sizlerin Yanındayız.

Mehter Ekibi Kiralama Fiyatları
Mehter Takımı Kiralama Fiyatları
8 Kişilik Mehter Gösterisi 1000 liradan Başlamaktadır.
Gösterinin Zaman Dilimine, Kişi Sayısına ve
Bölgelere Göre Fiyatlar Değişebilmektedir.

 

Mehter, Dünya’nın ilk ve en eski Ordu bandosu ünvanına sahiptir.
Hun devletinde görülen ordu müziği Osmanlı döneminde
Mehter Takımı
altında toplanmıştır. Günümüze kadar
dayanan bando ismiyle bilinen topluluk pek çok evrimden geçmiştir.
Osmanlı devletinin savaşlarda mehter hücum marşı adlı
müziği çalarak psikolojik olarak havaya girmesiyle tarihe kazınmıştır.
İşte geçmişten günümüze kadar  uzanan Mehter Takımı hakkında

Mehter Takımının Tarihi

Mehter dünyanın en eski askeri bandolarından biridir.
Kelime anlamına bakıldığında Farsça kökenli
Mihter” kelimesinden geldiğini görüyoruz.
Türkçe karşılığına baktığımızda Pek uluen büyük ve
reis anlamlarına karşılık gelmektedir.
Mehter Yeniçerilerin askeri bandosu olarak geçmektedir.
Zurna, kurrenay, mehter düdüğü, davul, kudüm,
nefir, nakkare, zil ve çevgan gibi enstrümanları icra
eden kişilerin belli bir düzene göre sıralanması esastır.
Enstrüman sayıları eşit tutulmuştur ve sayıya göre
mehter takımında büyüklük katları belirlenmiştir.
Mehter takımının başında onları yöneten mehterbaşı bulunur.
Bu kişiye mehterbaşı ağa denir. Mehterbaşı komutlarıyla
takımın hareketlerini ve icra edeceği marşları belirlerdi.

Türklerde askeri bando geleneğine ilk Orhun Kitabeleri’ nde rastlanır,
Tuğ ve Kübürge adı verilirdi. Bu bando savaşlarda ve
özel günlerde Hakan için müzik yapardı. Hakimiyetin
sembolü olarak değerlendirilirdi. Toprak kazanan beylere
egemenlik sembolü olarak tuğ, sancak, zil ve davul gönderilirdi.
Nitekim Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Gıyaseddin Mesud,
kazandığı başarılar sebebiyle Osman Gazi’ ye beylik
yetkisini bu hediyeleri göndererek vermiştir. Gönderilen
Tuğ ilk konserini “Tablı Ali-i Osman” adıyla Osman Gazi
ve silah arkadaşlarına vermiş ve bu tarihten itibaren
Osmanlı’da Mehter kurulmuştur.

 

Osmanlı’da Mehter

Osmanlıda Mehter, Mehter teşkilatının başında devletin
Emiri Alem adında memuriyet makamı vardı.
Mehterhane ve mehterbaşı Emiri Alem’ e bağlıydı.
Emri Alem, Mehter bölüklerine yapılacak tayinleri
tastik etmek, elçi kabul törenlerinde hazır bulunmak,
sancak beyliğine tayin edilen kimseye yeni sancak iletmek ve
göndermek gibi görevleri takipten sorumluydu.
Mehter önceden günde beş kez her namazdan önce
nevbet vururdu(konser).  II. Mehmet döneminde
yalnız ikindi namazlarından önce çalınmasına karar verildi.
Mehter; cülus verildiğinde, kılıç alaylarında, zaferlerde,
şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de
çalardı. Barış zamanında mehter yeri denen yer çalan bando,
seferde padişahın otağı önünde nevbet vururdu.
17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda Topkapı Sarayı’nda
Demirkapı denen yerde, ayrıca Eyüp sultan, Kasımpaşa,
Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy,
Kavak, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar gibi İstanbul‘un
semtlerinde geceleri yatsı namazından sonra ve
sabah namazından önce insanları uyandırmak
için mehter görev alırdı.

Mehter Düzeni

Mehter, ilk kurulduğu zamanlarda konser esnasında
çember vaziyetinin alırdı. Fakat daha sonraları
hilal şeklini almış, günümüzde de bu şeklini devam ettirmiştir.
Konser dizilimi, enstrümanların ve ses icra edenlerin
hilal şeklinde dizilmesiyle başlar. Daha sonra çevgenbaşı,
mehterbaşı ağayı çağırır. Mehterbaşı ağa hilalin
karşısına geçer ve tam ortasında durur. Bayraktaki yıldız konumundadır.
Mehterbaşının komutlarıyla şarkılar icra edilir.
Her şarkı bitiminde mehterbaşı halkı selamlar ve
bir sonraki şarkının ne olacağını söyler. Konser bittiğinde
mehterbaşı bir dua okur. Bu duaya Gülbank denir.
Gülbank ile birlikte biten bu konsere Nevbet Vurma adı verilir.
Mehter konser sonrasında giderken ya da geçiş törenlerinde
hareketli halde de müzik icra edebilir. Yürüyüş şekli farklıdır.
Sağ ayak ile başlanarak üç adım atılır ve sağ taraf
(Rahimallah) selamlanır. Ardından sol ayak ile başlanarak
üç adım atılır ve sol taraf(Kerimallah) selamlanır.
Bu şekilde 3 adımda bir durulur ve her iki yöndeki halk selamlanır.

İstanbulun Fethi ve Mehter Marşı

İstanbul’un Fethi esnasında mehter, şöyle anlatılır;
Fatih Sultan Mehmet, bir sabah şafakla beraber topçularının
yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı’na dolmuş binlerce
ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başlar.
Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran,
orduyla beraber, savaş meydanında bulunmaktadır.
Fatih Sultan Mehmet, surlarının önüne geldiğinde,
en az 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul çalmaya başlar
Oradaki herkes coşkuyla ve şevkle dolmuş
vaziyette surların yıkılmasını beklemektedir.
Okmeydanı’nda bulunan ikinci mehter de Haliç surlarına
hücum eden askerlerin cesaretini ve coşkusunu arttırmaktadır.
Onlarca davul eşliğinde, gök gürültüsünü andıran korkunç ve
düşmanın içini ürperten sesler çıkarmaktadırlar.
Hiç durmadan çalarak kıtalara moral ve coşku aşılamakta ve
adeta topların sesini bastırmaktadırlar.
Surlar yıkılır şehir teslim alınır.
İstanbul fethedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet,
atının sırtında şehre girerken yüzlerce kişilik
mehteran şarkıları ile ona eşlik eder.
Zaferin ardından ezan okunur ve
mehteran tarafında nevbet vurularak kutlanır.

Mehter ve Batı Müziği

Batı müziği mehterin çaldığı bestelerden ve
hücum havalarından etkilenmiştir. Batı müziğinin en önemli
bestekarlarından MozartTürk Marşı adlı bestesini
yaparken mehterin çaldığı ritimlerden esinlendiğini belirtmiştir.
Yine batı müziğindeki önemli isimlerden Bizert,
Arieziyen adlı bestesinde mehter ritimlerinden etkilenmiştir.
Mehterin ritimleri birçok batı müzik bestecisini etkilemiş ve
Türk usulü (Ala Turca) denen tarz batı müziğinde
bilinir olmuştur. Mehterden etkilenen
Avusturya, Rusya,  Almanya, Fransa, gibi devletler de
ordu bandolarını kurmuşlardır.

Mehterin Kapatılması ve Yeniden Kurulması

Mehterhane, 1828’de Yeniçeri Ocağı’ nın dağıtılmasıyla birlikte
II. Mahmut tarafından kapatılmış, bunun yerine
III. Selim tarafından Mızıka-i Hümayun adıyla
batı kopyası bir saray bandosu kurulmuştur.
Bandonun başına Napolyon’un emekli bando subayıG
iuseppe Donizetti getirilmiştir. Bu süreç 1914 yılına kadar devam etti.
Türkçülük akımının etkisiyle tekrar gündeme gelen mehter,
Enver Paşa’ nın emriyle Mehteran-ı Hakaniye adıyla tekrar kuruldu.
1935 yılında tekrar kaldırılan mehter, 1952 yılında
askeri müze bünyesinde tekrar kuruldu.

Open chat