Açılış Organizasyonu

Bando Ekibi Kiralama:
İhtiyaç Duyduğunuz Tüm Etkinlikleriniz
de
Profesyonel Bando Ekiplerimiz İle
İstanbul Genelinde Animasyonlu
Müzik Şöleni

Açılış Organizasyonu

Bando Ekibi Kiralama Fiyatları:
İkili, üçlü, Dörtlü ve daha fazla Kişilerden
Oluşturacağımız Bando Ekipleri
Bando Ekibi Kiralama Fiyatı
için Öncelikle Programınızın Yeri ve
Zamanını Bilmemiz Gerekiyor.
Etkinliğinizde Kaç Kişilik Bir
Bando Ekibine
İhtiyacınız Olacak
Taleplerinize Uygun
Paketler İçin
Lütfen İletişime Geçiniz.

Açılış Organizasyonu Bandosu

Bando Ekibi Nelerelerde Çalar:Geçit Törenleri, Düğün, Davet,
Mağaza Açılışı, AVM, Festivaller,
Şenlikler, Tanıtım ve İhtiyaç
Duyduğunuz Diğer
Tüm Etkinliklerinizde Profeyonel
Bando Ekiplermiz Hizmetinizde

Bando Ekibi Neler Çalar

Marşlar, Türkçe Şarkılar, Dans Müzikleri,
Oyun Havaları ve Latin Ezgileri..

Bakır Üfleme Çalgı Bandoları
Bir bakır üfleme çalgı bandosundaki
çalgıla­rın çoğu, 1845’te Belçikalı çalgı
ustası Adolphe Sax’ın tanıttığı
sakshorn ailesine girer.
Ba­kır üfleme çalgı bandosunda genellikle
kor­netler, flügeller, sakshornlar, trombonlar,
tubalar ve davullar kullanılır
(bak. davul; Korno Ailesi; Trompet Ailesi; Trombon Ailesi)
Bu çalgıların sayısı bandodan bandoya değişe­bilir.
Bakır üfleme çalgı bandoları İngiltere’de çok yaygındır.
Bu bandolar, 19. yüzyılda ülkenin kuzey ve
orta bölgelerindeki sanayi alanlarında gelişti.
Kömür madenleri ve fabri­kaların bulunduğu
yörelerde, yorucu bir işgü-nünün
onunda dinlenme ve eğlenme ortamı yarattılar.
Sir Edvvard Elgar (bak. elgar, SlR Edvvard),
Sir Arthur Sullivan, Gustav Holst ve
Benjamin Britten gibi ünlü İngiliz besteci­leri
bando parçaları da yazdılar.

Askeri Bandolar ve Konser Bandoları
Bir askeri bandodaki çalgılar,
ordu yürüyüş durumundayken çalınmaya
uygun olacak bi­çimde seçilir.
Askeri bandolarda ağaç üfleme,
bakır üfleme ve vurmalı çalgılar kullanılır.
Kullanılan çalgıların sayı ve bileşimleri
ülke­den ülkeye, hatta alaydan alaya değişirse de,
askeri bir bandoda genellikle bulunan
çalgıla­rı şöyle sıralayabiliriz: Flüt, pikolo,
obua, klarnet, saksofon, fagot, korno,
kornet, trombon, euphonium,
“baslar” ve vurmalılar.
Yürüyüş sırasında baslar ve tubalar,
konser salonunda çalarken ise kontrbaslar kullanılır
Nasıl bir orkestrada çok sayıda yaylı çalgı
bulunuyorsa, bir askeri bandoda da
işin çoğu­nu yüklenen çok sayıda klarnet vardır.

Yürüyüşlerde kullanılan bando
türleri ara­sında davul, trompet,
büğlü bandolarını,
Ku­zey İskoçya alaylarının
kaval bandosunu saya­biliriz.
Bu alaylar, davul ve trompetlerin
eşlik ettiği gayda sesiyle yürürler.

Askeri bando aslında, bir ordu bandosu olmanın
ötesinde özelliklere de sahiptir.
Bir konser salonunda çaldığında,
adına konser bandosu denir.

Tarih
Çok eski zamanlardan beri orduların
kendi­lerine uygun müzikleri ve
simgeleri olmuştur.
Eski Roma piyadelerinin kornoları,
atlılarının ise trompetleri vardı
Bugün hâlâ süvariler trompet kullanır.
Hantal olmalarından ötürü kornoların
yerini daha sonra büğlüler aldı.
Büğlü kıvrımlı bir kornodur ve
trompette olduğu gibi kadeh biçiminde bir
ağızlıkla çalınır. Sınırlı sayıda nota kullanır.

Ortaçağda, Avrupa’da belli başlı her kentin
önemli günlerde ve törenlerde çalan
bir ban­dosu vardı. Bu bandolar,
kendilerine güvence sağlamak için
loncalar kurarak bir araya gelmiş
gezgin müzisyenlerden oluşurdu.

İngiltere’de geceleri saat başlarını
duyur­mak için obua ve benzeri çalgılar
çalarak dolaşan bekçiler, daha sonra
ilk kent bando­larını kurdular.
Bunlar Noel şarkılarına da
çalgılarıyla eşlik ederlerdi.

İlk ordu bandolarını, askeri birliklerin
yanı sıra yürüyen sivil çalgıcılar başlattı.
Sonraları alaylar kendi bandolarını yetiştirdiler.

Türkler’de Bando
Türkler’de askeri müziğin İÖ
4. yüzyıldan başlayarak kullanıldığı
bilinmektedir. Eski Türkler’de davul ve
sancak egemenliği sim­geleyen temel
öğeler arasındaydı. Hükümdar birisine
beylik vereceği zaman ona sancak ve
davul teslim edilir; beylik geri alınırsa,
bunlar da geri alınırdı. Selçuklular ile
Osmanlılar’da, devletin ve
ordunun resmi müzik toplulukları
(mehterhaneleri) vardı.
Mehterhanelerde, çalgıcılar askeri disiplin altında
yetiştirilirdi. Özellikle 18. yüzyılda
mehter müziği büyük davul ve
zil üçgeni gibi çalgıların çıkardıkları ses ve
vuruşlarla olduğu kadar ezgisel olarak da
Avrupa bandolarını etkilemiştir.
Mehter­haneler günümüz Türk bandolarının öncüsü sayılır.

Mehter müziğinde yer alan çalgıları
üç grupta toplayabiliriz: Zurna, boru,
mehter düdüğü gibi üflemeli çalgılar
ilk grubu; kös (büyük davul),
davul, nakkare (küçük davul) gibi
vurmalı çalgılar ikinci grubu; ziller,
çıngı­raklar ve çevgenler de son grubu oluşturur.

Osmanlılar’da Fatih Sultan Mehmed
zama­nında kurulan ilk mehterhane daha
sonraki padişahlarca geliştirildi. 1826’da
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ve yerine
Nizam-ı Ce-did’in kurulmasıyla
mehterhaneler önemini yitirdi. 1827’de
II. Mahmud zamanında Muzıka-yı
Hümayun kuruldu. Muzıka-yı
Hü-mayun’a bağlı ilk askeri muzıka
okulu da 1831’de-açıldı. Muzıka-yı
Hümayun’un başına getirilen Giuseppe Donizetti,
bu topluluğu kısa sürede çağdaş anlamda
bir bandoya dönüştürmeyi başardı.
Muzıka-yı Hümayun’ da ilk Türk bando şefi,
aynı zamanda besteci ve iyi bir klarnetçi
olan Mehmet Ali Bey’dir. Muzıka-yı
Hümayun Cumhuriyet dönemi­ne
kadar varlığını korudu. 1924’te kurulan
Riyaseticumhur Musiki Heyeti, daha sonra,
1933’te orkestra ve bandonun
birbirinden ayrılmasıyla Cumhurbaşkanlığı
Armoni Mu-zıkası adını aldı.
Günümüzde bu topluluğun adı
Kara Kuvvetleri Armoni Muzıkası’dır.

Open chat